MERSİN ANAMUR ANADOLU LİSESİ

Ara
Go to content

Main menu

REHBERLİK

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA



VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ

                 
Yapılan araştırmalar ders çalışma konusundaki sorunlar başlıca şu nedenlerden kaynaklanmaktadır.


1. Öğrencinin küçük yaştan itibaren çalışma alışkanlığı edinememiş olması
2. Yanlış çalışma alışkanlıkları
3. Temel bilgi eksikliğinden dolayı dersleri anlayamama
4. Kendine güvensizlik, olumsuz duygu ve düşünceler
5. Ailevi sorunlar

En yaygın olan yanlış ders çalışma alışkanlıkları ise şu biçimlerde göze çarpmaktadır;

1. Amaçsız çalışma
2. Plansız ve programsız çalışma
3. Evin değişik yerlerinde çalışma
4. Yatarak, uzanarak çalışma
5. TV karşısında ya da sesli ve sözlü müzikle çalışma
6. Kaynaklardan yararlanmama
7. Derslerden korkma, anlayamadığı dersi bırakma
8. Derslerle ilgili önyargılar
  

  • AMAÇ BELİRLEYİN  

Neye ulaşmak için çalıştığını bilmeniz gerekir.

  • PLANLI VE PROGRAMLI ÇALIŞIN

Zamanı israf etmemek, en sağlıklı şekilde değerlendirmek için her etkinliği planlayarak yapmak gerekir.

  • BELLİ BİR ÇALIŞMA ODASI YA DA KÖŞESİ BELİRLEYİN

Hep aynı yerde çalışmak, çalışacağınız yere geldiğinizde derse daha kolay kendinizi vermenizi sağlar.

  • MASA BAŞINDA OTURARAK ÇALIŞIN

Uzanarak, yatarak ya da masanın üzerine abanarak çalışmak, kısa sürede dikkatin dağılmasını sağlayarak hemen gevşeyerek uykuya neden olan davranışlardır.

  • DERSİ EZBERLEMEDEN ÖĞRENMEYE ÇALIŞIN

Öğrenmeye çalıştığınız konuyu ezberlemekten kaçının. Ezberleyen öğrencide yorum yapma, bağlantı kurma, sebep sonuç ilişkisini görme, ana fikir bulma gibi yetenekler gelişmez.

  • ZORLANDIĞINIZ DERSİ BİR KENARA BIRAKMAYIN

Anlayabileceğiniz konuları seçerek, özellikle ve öncelikle bunlar üzerinde durun. Böylece o dersle ilgili hiç soru çözmemek yerine, öğrendiğiniz konulardan çıkabilecek konuları çözerek o dersi geçme şansını artırabilirsiniz.

  • ÇEŞİTLİ KAYNAKLARDAN YARARLANIN

Elinizin altında ders kitapları, yardımcı kitaplar, örnek çözümlü kitaplar, sözlük ve ansiklopedi gibi kaynaklar bulunsun.

  • ÇALIŞMANIZI DEĞERLENDİRİN

Çalışmanızın sonunda kendinizi değişik sorularla, problemlerle değerlendirin. Cevaplayamadığınız soruların ait olduğu konuları tekrar ele alın. Özellikle sınavlardan sonra yanlış yaptığınız sorular üzerinde durarak bu konuları tekrar çalışın.

  • KENDİNİZİ ÇALIŞMAYA ZORLAYIN

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız verimli ve etkili ders çalışma yöntemlerini uygulamak tamamen bir irade ve iç disiplin olayıdır.

  • ÖĞRENME ZİHİNSEL YORGUNLUK YARATMAZ

Çok öğrendim yoruldum duygusu yanlıştır. Yorgunluk varsa kas yorgunluğudur. Zihni yorgunluk olamaz. Ancak öğrenme için gerekli protein zincirinin iyi kurulması için sürekli değil, aralıklı ders çalışmak gerekir.

  • EN ETKİLİ ÖĞRENME SINIF İÇİNDE OLUŞUR

Eğitim öğretim olayını ele alan, bilimsel araştırmalar yapan eğitim biliminin bulguları sonunda en etkili öğrenmenin sınıf içinde karşılıklı tartışarak öğrencilerin öğrenme olayının içine aktif olarak girmeleriyle, yaparak ve yaşayarak oluştuğu ortaya çıkmıştır.

Verimli Ders Çalışma Alışkanlığı  Kazanmak İçin Altın Kurallar


  •   Derse başlamadan önce ve ders çalışma sırasında gösterdiğiniz davranışları ve alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, kendimizi tanımak.

  •   Çalışacağımız süreyi önceden iyi bir şekilde planlamak; bunu yaparken çalışılması gereken konuları belirlemek ve bunları sosyal dersler (tarih, coğrafya, edebiyat gibi), fen dersleri (matematik, fizik, kimya gibi) ve uygulamalı dersler (müzik, resim gibi) gruplara ayırmak.

  •   Çalışacağınız dersleri planlarken, okuma yolu ile öğrenilecek tarih, edebiyat, sosyoloji gibi derslere çalışmanın başında yer vermek uygundur. Çalışmanın başında zihin yorulmadan sosyal konuların okunması faydalıdır.

  •  Her okuma dersinden sonra bir fen dersinin çalışması, öğrenmede kolaylık sağlar. Benzer konuların art arda çalışılması zihni yorar.

  •   Her gün ders çalışmak için belirli bir zaman ayırmalı ve zor öğrenilen derslere daha çok zaman verilmelidir. Çalışma zamanı yavaş yavaş arttırılmalıdır.

  •   Ödevlerin çalışmanın en sonunda yapılması, öğrenilenlerin tekrar edilmesini sağlayacağından, yararlıdır.

  •   Sürekli ders çalışmak, her zaman iyi öğrenmeye yol açmaz. Çalışmanın yanında, dinlendirici boş zaman uğraşlarına ve spora da yer vermek, bireyi uyumlu ve daha başarılı yapar. Bu nedenle ders çalışma programlarının aralarına boş zaman etkinliklerini de koymak faydalıdır.

  •   Verimli ders çalışmada en yararlı sürelerin birer saatlik süreler olduğu söylenebilir. Örneğin, 40-50 dakikalık çalışmadan sonra 10 dakikalık tekrar yapmak çalışmanın bitiminde ise 10-15 dakika dinlenme zamanı ayırmak faydalıdır.

  •   Çalışma ortamının uygun şekilde düzenlenmesi gerekir. Oturma yerinin çok rahat olması, çalışırken kaykılarak oturmak veya yatarak çalışma, dikkatimizi azaltıp, başka yönlere çevirir

  •   Okuduklarımızı kendi kelime ve cümlelerimizle ifade etmemiz öğrenmeye aktif olarak katılmayı ve daha etkin öğrenmeyi sağlar.

  •   Çalışma yerinin ışığı, ısısı, gürültülü veya az gürültülü olması, çalışırken dikkatimizi ve derse olan ilgimizi etkilememektedir. Ders çalışırken müzik dinlemek öğrenmeyi güçleştirmektedir.

  •   Ders çalışmak için belirli bir yer ayırmalı ve burası sadece çalışma için kullanılmalıdır. Ders çalışmak için devamlı bir yeriniz yoksa, çalışılan yerin başka çağırışımlar yapacak şekilde olmasını önlemek gerekir. Yemek masasında veya yattığınız odada çalışırsanız, yemek yemeyi veya uyumayı çağrıştıracak ipuçlarını ortadan kaldırmanız gerekir.

  Çalışmaya başlamadan önce gerekli araç ve gereçleri hazırlayın. Ders başından gerekli araçları almak için kalktığınızda, aynı noktadan çalışmaya başlayamazsınız.

  •   Dersiniz bitmeden önce çalışma isteğiniz azalmış ise, çalışmanıza son vermeyin. Bazı kurallar geliştirin ve buna uyun; "Beş sayfa daha okuyup, kalkacağım" gibi. Ondan sonra, bir süre çalışma yerinden ayrılın.

  •   Çalışma sırasında kendinize küçük ödüller koyun. İlgi ve dikkatiniz azalmış ise, okuduğunuz konuyu bitirince, hoşlandığınız bir işi yaparak kendinizi ödüllendireceğinize dair söz verin. Örnek; "Çalıştığım bölümü bitirince, bir meyve yiyeceğim" veya "Şu üç sayfayı bitirmeden çay içmeyeceğim" gibi.



                    ANAMUR ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ

ÖZLÜ SÖZLER
  • ELDE ETTİĞİMİZ SONUÇLARIN DEĞERİNİ, UĞRUNDA ÖDEDİĞİMİZ BEDELLER BELİRLER"


  • "YOKUŞTA AKMAYAN TER, ÇUKURDA AKAN GÖZYAŞINA DÖNÜŞÜR...


  • " YAPTIĞI PROGRAMA UYMAYAN KİŞİ HEDEF SAHİBİ DEĞİL, HAYAL SAHİBİ KİŞİDİR..."


  • "UNUTMAYINIZ Kİ; KENDİLERİYLE İLGİLİ PLANLARI OLMAYANLAR BAŞKALARININ PLANLARINA DÂHİL OLURLAR..."


  • ÜÇ ŞEYDEN ASLA VAZGEÇMEYİN; SEVMEKTEN, GÜLÜMSEMEKTEN VE DE HEDEFLERİNİZDEN...

MESLEK SEÇİMİ

MESLEK SEÇİMİNDE GÖZÖNÜNDE TUTULACAK NOKTALAR

---
     ------ Çocuk doğar, büyür, gelişir, okula gidecek yaşa gelir. Zorunlu ilköğretim dönemini bitirdikten sonra, ya ileride seçeceği mesleğe hazırlanmak üzere okumaya devam eder., ya da öğrenimine son verir, çalışma hayatına atılır. Birey, ister ilköğretimi bitirdiğinde, ister daha sonraki öğrenim basamaklarından birinden ayrıldığında, iş veya meslek seçme sorunu ile karşılaşır. Günümüzde binlerce insanın işinde başarılı olamadığı, yüz binlerce insanın iş aradığı, iş ve meslek sayısının da otuz binin üstünde olduğu düşünülürse, meslek seçiminin ne kadar güç bir iş olduğu, mesleki rehberlik hizmetine duyulan ihtiyacın da ne kadar büyük olduğu anlaşılabilir.Meslek seçimi, bireyin yaşamında son derece önemli bir karardır. Çünkü meslek, bireyin hayatını kazanmak için yaptığı geçici bir iş değil, belli bir formasyonu gerektiren, ilgi, bilgi ve beceri isteyen sürekli bir uğraştır. Bireyin mesleğini seçmesi, ömrünün büyük bir kısmının geçeceği çalışma ortamını ve yaşam biçimini belirlemesi demektir. Birey meslek seçimi sırasında yetenek, ilgi ve isteklerini göz önünde tuttuğu oranda başarılı ve mutlu olur, ülke ekonomisine katkıda bulunur. Meslek seçimi ,bireyin kişiliğinin yansımasıdır.Bireyin meslek seçiminde isabetli olması kişilik özelliklerini çok iyi tanıyıp bu özellikleri gerektiren mesleklere yönelmesine bağlıdır.Bireylerin çok farklı kişilik özellikleri vardır.Atak ,girişken, çekingen,uysal,hırslı,idealist,hayal gücü zengin, realist, mantıklı, sinirli, kendi başına buyruk, alçak gönüllü, düzenli, kurallara bağlı vb.çok çeşitli kişilik özellikleri bulunur. Bireyin sayılan bu özelliklerinden hangilerine sahip olduğunu belirlemesi ,seçimini bu doğrultuda yapması gerekir.
---
Ancak, ülkemizde meslek seçimi daima bireyin yetenek ve ilgileri doğrultusunda yapılmamakta, rastlantılar, işsizlik, aile baskısı, çevre koşulları ve ekonomik olanaksızlıklar, bireyin meslek seçimini etkilemektedir.
Bir yandan meslek sayısının giderek artması, her meslek dalında en yetenekli elemanın tercih edilmesi, pek çok alanda meslek eğitiminin zorunlu tutulması, bu eğitimin uzun ve masraflı olması, bunların yanı sıra, üniversiteye girmeyi başaran her öğrencinin yetenek ve ilgileri doğrultusunda öğrenim görememesi, her mezunun da uzmanlık alanında iş bulamaması, çalışmayı tasarladığı alanı ve diğer meslekleri ile, seçeceği mesleğin nitelikleri arasında uygunluk olup olmadığını aramaması, onun iş hayatında başarısız, mutsuz ve verimsiz olmasına yol açmaktadır.
---
Meslek alanında başarısızlık ve mutsuzluk duygularını yaşamamak için, birey öncelikle kendini tanımalı, daha sonra meslekler hakkında bilgi sahibi olmalı, nihayet seçmeyi düşündüğü meslek veya mesleklerin kendi özelliklerine uygunluğunu araştırmalıdır.
Bireyin kendini tanıması; sağlık durumunu, bedensel özelliklerini, güçlü ve zayıf yönlerini, arzu ve ideallerini bilmesi, özel yetenek ve becerilerini, yeteneksiz ve başarısız olduğu alanları, ilgi ve isteklerini, ilgi duymadığı konuları, zeka düzeyi ve biçimini, karakter ve kişilik yapısını, sosyal çevredeki yerini belirlemesidir. Birey, kendi özelliklerini keşfetme konusunda ailesinden, arkadaş ve öğretmenlerinden, varsa okuldaki veya çevredeki rehberlik uzmanlarından yardım alabilmeli, onu tanıyanlarla konuşarak kendi özellikleri hakkında bir değerlendirme yapabilmelidir.
---
Bireyin meslekleri tanıması; seçmeyi tasarladığı meslek veya mesleklerin nitelikleri hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Bütün meslekleri tanımak mümkün olmadığından, birey, hoşlandığı, ilgi duyduğu, yetenekli olduğuna inandığı meslekler hakkında bilgi toplamalıdır. Bir mesleği tanımak, o mesleğin evrimini, o meslek alanında yapılan işin niteliğini, çalışma ortamını, mesleğe hazırlanma koşullarını, meslekte aranan özellikleri, çıraklık süresini, kazanç durumunu, yükselme ve ilerleme şansını, işin ülkedeki geçerliliğini ve iş bulma olanaklarını bilmek demektir. Meslekler hakkında bilgi edinmek için birey, o meslek dalında çalışanlarla görüşmeli, ilgili iş alanlarını gezmeli, çalışma ortamını ve koşullarını gözlemlemeli, meslekleri tanıtan kitap ve broşürlerden yararlanmalı, o mesleğe hazırlayıcı eğitimi veren kurum ve kuruluşları tanımalıdır.
Bireyin kendi özellikleri ile mesleğin nitelikleri arasında uygunluk araması; kendisine uygun olan meslekleri belirlemesidir. Bireyin seçmeyi amaçladığı mesleğin kendi yetenek, beceri, ilgi ve bilgisine ne kadar uygun olduğunu araştırmasıdır. Karar aşamasında ,gerekli alt yapıyı anlatıldığı şekilde oluşturan birey,sahip olduğu ilgi,yetenek ve kişilik özelliklerini düşünüp bu özelliklerini gerektiren ilgi duyduğu meslekte karar kılabilir.Üzerinde durulacak temel nokta bireyin kendini olmak istediği gibi değil olduğu gibi objektif olarak tanıması ,ilgi duyduğu meslekleride olumlu,olumsuz özellikleriyle tanımasıdır."Ne kadar çok kazanabilirim?" yerine "Ben hangi işi en iyi şekilde yapabilirim?","Hangi ortamlarda ve koşullarda çalışmaktan mutlu olurum?"sorularına gerçekçi olarak yapılacak incelemeden sonra samimi olarak cevap vermektir.
---
Birey gelişigüzel yapılmış seçimlerin başarısız ve mutsuzlukla son bulduğunu hatırlayarak, seçmeyi tasarladığı mesleğin sağlayacağı kazanç ve olanaklarla, bu mesleğin çalışma koşullarının ve iş ortamının kendi istekleri doğrultusunda olup olmadığını araştırmalıdır. Birey yetenekli olmadığı, ilgi duymadığı bir mesleği sadece büyük kazanç sağladığı veya toplumsal saygınlığı olduğu için seçmekten kaçınmalı, iş bulma şansı az olan, ülke çapında geçerli olmayan bir işe kendini hazırlamak gibi bir hataya düşmemek için ani kararlar vermemeli, bilinçli bir meslek seçimi yapmalıdır. Kişilik özelliklerine ,yeteneklerine,günün koşullarına uygun ,bilinçli bir meslek seçimi ,toplumda sağlıklı,mutlu,kendi kendisiyle barışık insanlarında sayısınıda çoğaltacaktır.

                  ANAMUR ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ

BİR HİKAYE

YOLUMUZDAKİ ENGELLER


     Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine  kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu.  Bakalım neler olacak?.
  Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları,  saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene  kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar  vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı  ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı   ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden   sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin  durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu  vardı içinde.  "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral.   Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.  "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.


BİR ÖYKÜ


        Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa kosarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayi hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi.
Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.Ertesi gün hocasına sundugu 7 sayfalik ödev, tam kalbinin sesiydi.. Iki gün sonra ödevi geri aldi.Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir"0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı. "Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk.."Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocasi.. "Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun.Kaynaginiz yok. At ciftligi kurmak büyük para gerektirir.Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi: "Eğer ödevini gerçekci hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm." Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı."Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!." Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.. "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi.. "Ben de hayallerimi..".....
O, orta 2 ögrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor.
Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen,geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine "Bak" dedi, "Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken,hayal hırsızıydım. O yıllarda ögrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın."

MUTLU KALIN,
ESEN KALIN,
SEVGiYLE KALIN.

  ANAMUR ANADOLU LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ

Back to content | Back to main menu